23 Mayıs 2013 Perşembe

Gökçeada/Vakkas 2- Rüzgarlı Çınaraltı-Zeytinli

Yeşil Vadi'nin 2 numaralı Vakkas'ı tanımadığı bizlere bile çok sokulgandı.
Çocuklar bu Vakkas'ı doya doya mıncıklayıp okşamanın tadına vardırlar. 
Sabahın erkencileri olarak, Murti ve Vakkas ile
yeşil vadi civarında kısa bir gezinti yaptık
Taş Evimizde-1
Taş Evimizde-2
Başak ve Taylan Vakkas-2 ile



Sabah kalkıp Yeşil Vadi'de biraz vakit geçirdikten sonra, kahvaltılık alışverişimizi yaptık ve Tepeköy'deki Semadirek manzaralı Çınaraltı'na gittik. Burası bence adanın en güzel manzaralı yeri. Ayakta durmanın bile zor olduğu rüzgarda, Çınaraltı'ndaki bir piknik masasında, zor da olsa kahvaltımızı ettik. Çocuklar rüzgara maruziyetlerini azaltabilmek için kaya üzerine yatmak durumunda bile kaldılar. Epey mızırdandılar.

625+ yaşındaki Çınar Ağacı
Rüzgardan korunmaya çalışan Başak


Kahvaltı'dan sonra, rüzgar hareket etmememiz için epey direnç gösterdiyse de, geçtiğimiz yılki Gökçeada ziyaretimizde sadece Murti'nin yürüdüğü minik göl ve yanındaki klübeye yürümeye karar verdik. Yamaç aşağı, patikasız arazide çocuklarla yürümek kolay olmadıysa da iyi idare ettik. Yarım saatlik debelenmenin ardından Mutlu, Demet ve çocukları manzaralı, rüzgarın hissedilmediği düz çimenlik bir alanda bırakıp Murti ile biraz daha koşar adım yürüdük. Ama  rotayı şaşırdık ve göle varamadık. Mutlu ve Demet'i fazla bekletmemek için ısrarcı olmayıp geri döndük. Bu arada yolda yılan gördük.


Mutlu ve Demet'in çocuklarla bizi beklediği yer

Ceviz ağacı ile oyun-1
Ceviz ağacı ile oyun-2
Ceviz ağacı ile oyun-3
Minik Çobanlar

Gökçeada Hatırası
Gökçeada Hatırası
Geyikler Kraliçesi


Sert rüzgar ve arazi şartları medeniyet özlemimizi artırdığından olsa gerek, Çınaraltı'ndan sonra adanın en medeni ve güzel köyü Zeytinli'ye gitmeye karar verdik. Barba Hristo'da tatlı molası verdik. İşine olan saygısı ve tatlılarının güzelliği ile daha önce geldiğimizde hayran olduğumuz Hristo Amca'ya, adada bizden başka ziyaretçi olmamasına rağmen açık dükkanı ve buna rağmen taptaze, enfes tatlı ve dondurmalarıyla bir kez daha hayran kaldık. 

Hristo amca sohbetimiz sırasında bize Beşiktaş'ın meşhur sağbeki Hristo olduğunu söyleyip lafı Lefter ile arkadaşlığına filan getirdiyse de bloğu yazarken kendisinin çakma Hristo olduğunu öğrendim.




Barba Hristo'nun karşısında
Fener-Rum Patrik'inin restore ettirdiği ve yazları gelip kaldığı ev




Başak ve Ödev

Çakma Sağbek Hristo hikayesinin perde arkası:
http://www.gokceadaliyiz.com/gokceada_yazi_detay.php?id=53

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder